Novalis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Novalis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9.01.2025

Déconstruction -4 De l'essence même du Christianisme




Déconstruction -4 De l'essence même du Christianisme

« Amour et eudaimonia »

1- La Venue du « pronom » (Shifter) –Dialogue d’un Moribond avec une « forme » de Croire -29mn

2- Eidéticités et Variations Eidétiques qui traversent l'histoire – 5mn

3- Tri-partialité de Dumézil (Chaman-Forgeron-Guerrier) Traversée par la Quadripartie de Foucault (auteur, aliéné, délinquant, pervers) à la manière de « klésis » de Saint-Paul -14mn

*Est-ce que « Christ » (le « crucifié ») fait partie d’une série virtuelle, ou bien est-il une coupure radicale avec la communauté des clercs (« docteurs de Loi ») ?

4- La « ligne rouge » divise indéfiniment toutes les divisions 

5- Passé sous croix, barré fait l’homme 
 
6- Paul et la levée d'interdit -Circoncision -enjeu du militant

Enregistrements des  8-9 Juillet 2024

"À Novalys" (30.12.2024)

30.12.2024

À Novalis



Enfin une poésie pour éclore le cycle annuaire, 
écrit au petit matin, afin que cela s’apaise ou dépayse, 
et que cela recommence en éternité sans ritournelle d’ici-bas, 
à fleur de peau de chaque fois, à ma foi… 
"À Novalis"


À Novalis


Non valise non plus de bagage au garage à s’y égarer

En gerbage aux balles perdues, dès valse commence

S’y perdurant d’Europe des eurêka’ d’antan de guerre

Tant veillé des velléités embaumés des chagrins endeuillés

 

S’y farce que cela sonne à l’oreille fine aux flacons

De neige des premiers baisers d’une émeraude acérée

Des hyacinthes en suffocation des affinités sélectives

Au demeurant mourant d’amour des après–coups sacrés

D’un cœur sincère, lacéré de ses liens indécryptables

 

Déliant délicieusement la langue du délit au délirant

Du délire aux délices en escalade des dégringolades

Un désir s’y nommerait en unisson, dis-joint de la barre

S’y tournoierait la loi dans son auto-donation aux parois

Du coup, s’effigieront des visages  tant effacés en exergue

 

N’y criant au scandale n’y craignant de la marche ondulante

De l’histoire dans son abrégé théâtrique aux boursouflures

Charmé en chacun des hémisphères occupés du monde habitable

Fracassant en longitude létale la barre au pied d’urne encore potable


                                                le 30 Décembre 2024, au petit matin



9.05.2021

Çoraklık ve Tutunuş

 

9 mayıs 2021

 

Çoraklık ve Tutunuş

 

« Van Gogh, kardeşi Teo’ya yazdığı bir mektubunda der ki ; Bu dünyaya bakarak Tanrı hakkında karar vermeyebiliriz belki de.., Tanrı’nın ilerde yapacağı daha güzel bir dünya için bu ilk desen denemesiydi.. »

Alıntılayan @freudunkirpisi

*

İnsan sonluluğun bağrındaki çeşitlilik içinde harmoni içinde yaşamasını bilemedi ve tatlı tatlı esen rüzgârda salınan ve ona gölgelik yapan dallar ondan alınarak kendisine sonsuzluğun ve Tanrı'nın bahşinin geri çekildiği çetin ve zorlu bir çoraklığı bırakıldı: Tanrı burada ve şimdi ceza verdi.

Bu dünya, önceki ve sonraki haliyle, oluşmakta yani yok olmaktaki haliyle, kesin ama bizim tarafımızdan tam bilinmeyen sonsuzluğun yasaları tarafından yargılandı; bu dünya, Tanrı'nın aslında daha iyisini yapabileceğine dair bir hükme sebep olarak Tanrı'yı yargılamamıza vesile oldu.

Sonlu insan kendinde sonsuzluğun yasalarına dair bir ilkeyi barındırdığı vehmine kapılarak bağrında -bir an (kaç bin an ?)- bilinçsiz ve masum bir umarısız mutluluk içinde yaşadığı sonluluğu sonsuzluğun ve Tanrı'nın çoraklığına -zamandaki bir ilkeye tutunarak- yeğ tuttu: Veriliyle yetinmedi

İnsan, kendini insan (ins) olarak bildiği andan itibaren cins'lerden ayrı tuttu; sonluluğu yeğlediğinde sonsuzluğun çoraklığına, sonsuzluğu yeğlediğinde sonluluğun şimdi ve gelecekteki yıkımına maruz kaldı; Tanrı insana bir ikâmet vermedi; kaygan bir zeminin uçurumuna düşmesi için bıraktı

Topluca düşmekte olan insan tutunmayı sever; sonsuzluğun çoraklığına çekildiğini bilir ve bu çoraklığı kendisinin yarattığını görüp ürker; sonluluğun açtığı arayüzlerine, önce şeylere, yıkımlarında da en çok insana tutunur -okşama ile topluca düşme duygusu tutunma refleksiyle ifşa olur.

*

« Sıradana gizemli bir görünüş, sonluya sonsuz

bir anlam vererek onu romantikleştiririm.

insanın kendisini bir hayale kaptırdığı an ile seyrettiği nesnelerin içine gömüldüğü ahenkli çokluk karşısında aynı anda sonsuz, akla sığmaz duygular yaşadığı zamanlar için...”

 

Novalis, Fragmanlar

Alıntılayan  @ufuk_kah